Sayın Meslektaşlarım
21-22 Mart tarihlerinde yapılan “Ulusal veri toplama ve çoğul gebeliklerin önlenmesi” sempozyumu toplantı notları ve alınan kararlar aşağıda özetlenmiştir:
Çoğul gebeliklerin artması özellikle ülkemizde kısıtlı yenidoğan yataklarının varlığında önemli bir sorundur. Çoğul gebelikler maternal ve fetal morbidite ve mortaliteyi anlamlı olarak artırmaktadır.
Ülkemizde çoğul gebeliğin insidansı ve ve çoğul gebeliklerin hangi oranda ÜYT uygulamalarından kaynaklandığını dair veri bulunmamaktadır. Bu nedenle ÜYT uygulamalarına getirilecek agresif kısıtlamaların gebelik oranlarını olumsuz olarak etkilerken çoğul gebelikleri istenildiği oranda azaltamama riski vardır.
Çoğul gebeliklerin azaltılması için tüp bebek uygulamalarında transfer edilebilir embriyo sayısının azaltılması alınabilecek önlemlerden biri olmakla beraber sorunun çözümü olarak görülmemelidir. Tüp Bebek uygulamalarından elde edilen çoğul gebeliklerden daha fazlası ovulasyon indüksiyonu ve KOH+IUI uygulamalarından gelmektedir.
Mevcut yönetmelikte 3 ile kısıtlanan ancak hekim uygun gördüğü takdirde artırılabilen transfer edilebilir embriyo sayısı hakkında değişiklik yapılması gerekliliği hem ÜYT merkezi sorumluları, hem embriyologlar, hem perinataloglar, ve hem de neonatologlar tarafından kabul görmüştür. ÜYT merkezi sorumluları ve embriyologlar sayının prognostik kriterlere göre değişken olmasını savunurken perinatolog ve neonatologlar sayının tüm çiftler için 2 ile kısıtlanmasını önermektedirler. Embriyoloji çalışma grubu aynı zamanda kryprezervasyon uygulamalarının teşvik edilmesi ve standardizasyonunun çoğul gebeliklerin önlenmesinde çok önemli olduğunu vurgulamıştır.
TSRM olarak görüşümüz tüm çiftler için getirilecek olan 2 embriyo kısıtlamasının kötü prognoza sahip çiftlerde gebelik oranını ciddi anlamda azaltacağı şeklindedir. Bu nedenle Çoğul Gebelikleri Önleme Klinik Çalışma Grubu olarak aşağıdaki şemada belirtilen öneriler benimsenmiştir.

Veri toplanması ülkemiz için önemli bir sorundur. Olmayan veya yetersiz verilerin ışığında geleceğe ait politikaların şekillenmesi imkânsızdır. Verilerin düzenli olarak toplanması şarttır. Sempozyum öncesinde yapılan ankette TSRM üyeleri ve sertifikalı klinisyen ve embriyologların çoğunluğu verilerin Sağlık Bakanlığı tarafından toplanmasını uygun görürken ÜYT merkezi sorumluları verilerin uzmanlık dernekleri tarafından toplanmasının daha uygun olacağı şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mevcut durumda veriler yılda bir toplanmalı ve bir önceki yılın verileri takip eden yılın Ekim ayında Sağlık Bakanlığına gönderilmelidir. Daha sağlıklı olan yöntem ise kadının stimülasyonunun ilk gününden itibaren verilerin online olarak web tabanlı bir programa girilmesidir. Bunun için uzmanlık dernekleri Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak çalışmakta gönüllü olmuşlardır.
Saygılarımla
Dr. Bülent Urman
TSRM Başkanı
ÇOĞUL GEBELİKLERİN ÖNLENMESİ KLİNİK ÇALIŞMA GRUBU
-
Dr. Recai Pabucçu
-
Dr. Bülent Urman
-
Dr. Hasan Serdaroğlu
-
Dr. Erol Tavmergen
-
Dr. Muammer Doğan
-
Dr. Nilgün Turhan
-
Dr. Atilla Yıldırım
-
Dr. Teksen Çamlıbel
-
Dr. Turan Çetin
-
Dr. Kenan Sofuoğlu
-
Dr. Engin Oral
-
Dr. Serdar Dilbaz
-
Dr. Rıdvan Erdemir
-
Dr. Faruk Buyru
-
Dr. Serbülent Orhaner
-
Dr. Kemal Kahraman
-
Dr. Barış Ata
-
Dr. Ayşe Seyhan Ata
- Dünyadaki değişik embryo transfer politikaları irdelendi
- Yerli ve yabancı bilim adamlarının görüşleri alındı
- Artan çoğul gebeliklerden Tüp Bebek Merkezlerinin tek başına sorumlu olmadıkları, tüp bebek merkezi dışında yapılan OI ve KOH+IUI uygulamalarının da en az iki kat sorumlu olduğu belirlendi
- Tüp bebek merkezlerinin yönetmelikten ve geri ödemelerden kaynaklanan sorunları tartışıldı - Anestezi uzmanı, ürolog, ambulans, yenidoğan bakım
UYT uygulamalarında transfer edilebilecek embriyo sayısı Konsensüs raporu

- Çoğul gebeliklerin önlenebilmesi için kryoprezervasyon zorunlu olmalı, kryoprezervasyonun başarısının artırılması için standartların belirlenmesi ve yükseltilmesi ve kryoprezervasyon uygulamalarının SGK ödeme kapsamına alınması gereklidir.
- ÜYT Merkezlerinin yenidoğan yoğun bakım ünitesi açması veya yenidoğan bakım ünitelerinden biriyle anlaşma yapması mevcut soruna çözüm üretmeyeceği gibi rant kapısı açması yönünden sakıncalı görülmüştür.
- ÜYT merkezlerinin gebe ve jinekolojik hasta takip yetkileri yok
- ÜYT merkezlerinde gebe kalan kadınların büyük bir kısmı başka hekimler tarafından ve çoğunlukla uygulamanın yapıldığı merkezin dışındaki illerde takip edilmektedirler.
- SB’nın soruna bu bakış açısı ile yaklaşması daha rasyonel gözükmektedir.
